DSM-5 ve DSM-5-TR neyi ifade eder?
DSM, ruhsal bozuklukların sınıflandırılması ve tanısında kullanılan profesyonel bir başvuru kaynağıdır. DSM-5 2013 yılında yayımlandı; DSM-5-TR ise bu beşinci baskının 2022’de yayımlanan metin revizyonudur. Daha sonraki güncellemelerde bazı tanı kodları, açıklamalar ve sınıflandırma ayrıntıları da güncellenmiştir.
Bu nedenle internette “DSM-5 yeme bozukluğu tanı kriterleri” şeklinde arama yapan bir kişinin karşısına 2019’dan kalma tek bir kriter listesi koymak yeterli değildir. Güncel çerçeveyi, tanının klinik değerlendirmeyle konduğunu ve kriterlerin kendi kendine tanı amacıyla kullanılmaması gerektiğini açıkça belirtmek gerekir.
Tanı kriterleri neden çevrim içi test değildir?
DSM’deki tanı ölçütleri, eğitimli profesyonellerin klinik değerlendirmede kullanması için hazırlanmıştır. Bir kişinin bir maddede kendisini görmesi tanı aldığı anlamına gelmez.
Yeme bozukluklarında değerlendirme; yeme davranışının örüntüsünü, kilo ve bedenle ilişkili düşünceleri, işlev kaybını, fiziksel sağlık durumunu, gelişimsel özellikleri ve benzer belirtileri açıklayabilecek diğer durumları birlikte ele alır. Bu nedenle bu sayfa bir “yeme bozukluğu testi” değildir.
DSM-5-TR’de yeme ve beslenme bozuklukları
Yeme ve beslenme bozuklukları yalnızca üç tanıdan ibaret değildir. DSM-5-TR çerçevesinde anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğunun yanı sıra kaçınan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğu (ARFID), pika, ruminasyon bozukluğu ve diğer belirtilmiş/belirtilmemiş yeme veya beslenme bozuklukları gibi kategoriler de yer alır.
Aşağıdaki açıklamalar tanı kriterlerinin birebir kopyası değil, temel farkları anlamaya yönelik kısa bir eğitim özetidir.
Anoreksiya nervoza
Anoreksiya nervoza; enerji alımının ciddi biçimde kısıtlanmasıyla kişinin yaşı, gelişimsel durumu ve fiziksel sağlığı açısından belirgin derecede düşük vücut ağırlığına ulaşması; kilo alma veya kilo artışına ilişkin yoğun korku ya da kilo artışını engelleyen sürekli davranışlar ve kişinin beden ağırlığı/şekliyle ilişkili değerlendirmelerinde belirgin sorunlar gibi özelliklerle değerlendirilir.
Tanı yalnızca kişinin dış görünümüne bakılarak konmaz. Ayrıca eski kaynaklarda yer alan “adet görmeme” şartı DSM-5 ile tanı kriterlerinden çıkarılmıştır; bu nedenle amenoreyi güncel bir tanı koşulu gibi sunmak doğru değildir.
Bulimiya nervoza
Bulimiya nervozada tekrarlayan tıkınırcasına yeme dönemleri ve bunların ardından kilo artışını önlemeye yönelik sağlıksız telafi davranışları görülür. Kişinin kendilik değerlendirmesi beden şekli ve ağırlığından aşırı etkilenebilir.
Bu davranışların türü, sıklığı ve süresi klinik değerlendirmede önemlidir; ancak çevrim içi bir içerikte bunları ayrıntılı bir “nasıl yapılır” listesine dönüştürmek güvenli veya gerekli değildir.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu
Tıkınırcasına yeme bozukluğunda kişi belirli dönemlerde alışılmışın belirgin üzerinde miktarda yeme ve yemek üzerindeki kontrolünü kaybetmiş gibi hissetme yaşayabilir. Bu dönemlerle ilişkili belirgin sıkıntı önemlidir. Bulimiya nervozadan farklı olarak düzenli telafi davranışları tablonun bir parçası değildir.
Kişinin vücut ağırlığı tek başına tanıyı göstermez. Yeme bozuklukları farklı vücut ağırlıklarında görülebilir.
ARFID
Kaçınan/kısıtlı yiyecek alımı bozukluğunda kişi yiyeceğin duyusal özellikleri, yemeye karşı ilgisizlik veya yemenin olası sonuçlarından korkma gibi nedenlerle besin alımını ciddi biçimde sınırlayabilir. Bu tabloyu yalnızca kilo alma korkusuyla açıklamak doğru değildir.
Diğer tanı grupları
DSM-5-TR yeme ve beslenme bozuklukları bölümünde pika, ruminasyon bozukluğu ve tam bir özgül tanı kalıbına uymayan ancak klinik olarak anlamlı sıkıntı veya işlev kaybı oluşturan diğer belirtilmiş/belirtilmemiş yeme veya beslenme bozuklukları da bulunur.
Bu çeşitlilik, “yeme bozukluğu = anoreksiya veya bulimiya” şeklindeki dar yaklaşımın neden yetersiz olduğunu gösterir.
Tanıda yalnızca kilo veya görünüm değerlendirilmez
Yeme bozuklukları farklı yaşlarda, cinsiyetlerde ve vücut ağırlıklarında görülebilir. Bir kişinin dışarıdan “sağlıklı görünmesi”, yeme davranışı ve beden algısıyla ilgili ciddi bir sorun yaşamadığı anlamına gelmez.
Benzer biçimde yalnızca kilo vermek, kilo almak veya diyet yapmak da tek başına bir yeme bozukluğu tanısı değildir. Önemli olan yeme davranışının bütün örüntüsü, kişinin düşünce ve duyguları, fiziksel sağlık ve günlük yaşam üzerindeki etkidir.
Klinik değerlendirme nasıl yapılır?
Değerlendirme kişiye göre değişebilir. Bir sağlık profesyoneli veya ruh sağlığı uzmanı şu alanları ele alabilir:
- yeme davranışındaki değişiklikler ve süreleri,
- tıkınırcasına yeme veya telafi davranışı olup olmadığı,
- beden ağırlığı ve şekline ilişkin düşünceler,
- günlük işlev, okul/iş ve ilişkiler üzerindeki etkiler,
- fiziksel belirtiler ve beslenme durumu,
- eşlik eden kaygı, depresyon veya başka psikolojik yakınmalar,
- başka bir tıbbi durumun belirtileri açıklayıp açıklamadığı.
Tanı koymak için yalnızca çevrim içi bir anket veya bu sayfadaki bilgiler yeterli değildir.
Fiziksel sağlık neden önemlidir?
Yeme bozuklukları yalnızca düşünce veya davranış düzeyinde kalmayabilir; beslenme yetersizliği, tekrarlayan kusma veya diğer sağlıksız telafi davranışları sıvı-elektrolit dengesi, kalp-dolaşım sistemi, sindirim sistemi, kemik sağlığı ve genel fiziksel durum üzerinde ciddi sonuçlara yol açabilir.
Bu nedenle yeme bozukluğu şüphesinde psikolojik değerlendirmeye ek olarak hekim değerlendirmesi ve gerektiğinde beslenme alanında yetkin bir profesyonelin takibi önemli olabilir.
Ne zaman destek alınmalı?
Yemek, kilo veya beden şekliyle ilgili düşünceler günün önemli bölümünü kaplıyor; öğünleri ciddi biçimde kısıtlama, kontrol kaybıyla yeme, telafi davranışları veya fiziksel sağlıkta bozulma görülüyorsa profesyonel değerlendirme geciktirilmemelidir.
Psikolojik destek sürecinin kapsamı hakkında bilgi için Psikolog Mert Koşar bilgi ve randevu sayfasını inceleyebilirsiniz. Yeme bozukluklarında psikolojik destek, gerektiğinde tıbbi değerlendirme ve beslenme takibinin yerine değil, bunlarla koordineli biçimde düşünülmelidir.
Acil durum sınırı
Belirgin fiziksel kötüleşme, bayılma, ciddi sıvı kaybı, bilinç değişikliği, kendine zarar verme riski veya başka bir acil tıbbi/psikiyatrik durum varsa bu web sitesi ve randevu sistemi acil müdahale hizmeti değildir. Türkiye’de 112 Acil Çağrı Merkezi veya en yakın acil sağlık hizmeti kullanılmalıdır.
Sık sorulan sorular
DSM-5 ile DSM-5-TR aynı şey mi?
DSM-5 temel beşinci baskıdır. DSM-5-TR ise 2022’de yayımlanan metin revizyonudur ve daha güncel açıklamalar ile bazı kriter/kod güncellemelerini içerir. Bu nedenle güncel bir eğitim içeriğinde DSM-5-TR bağlamını belirtmek daha doğrudur.
Bu sayfadaki bilgilerle kendime tanı koyabilir miyim?
Hayır. DSM kriterleri klinik değerlendirme için hazırlanmıştır. Bir veya birkaç özelliğin sizde bulunması tek başına tanı anlamına gelmez.
Yeme bozukluğu olan herkes çok zayıf mıdır?
Hayır. Yeme bozuklukları farklı vücut ağırlıklarında görülebilir. Dış görünüm tek başına tanı koydurmaz veya sorunun ciddiyetini göstermez.
Anoreksiyada adet görmeme tanı kriteri midir?
DSM-5 ile amenore şartı anoreksiya nervoza tanı kriterlerinden çıkarılmıştır. Eski içeriklerde bu bilgi hâlâ görülebilir; güncel değerlendirmede böyle bir zorunlu kriter yoktur.









